13 Nisan 2006

Bu ses emanetin gibi sanki.. Seviyorum, hissediyorum bu sesle... Aramızdaki sır gibi bu müzik. Bir sandığın anahtarı, bilinmeyenin şifresi gibi...
Örümceğin ağını ördüğü gibiydi aramızdaki örgü. Kimi sen, kimi ben ve ağ tamamlanır. Tamamlanır mı? Taşlar yerine oturup, sular kendi kollardından akmaya başlar mı? Her adım, her ritim birbirinin aynası mı olur? Yap- boz bitince biz olur muyuz Çözülmeyen bir labirentin iki ucundayız. Çıkış yolunu bulursak labirentimiz n'olur? Yok olur, sen olmaz, ben olmaz... Yağmur yağmaz, gece olmaz, denizin sularında meneviş kalmaz, mehtap doğmaz... Çözümsüzlüğümüzün haritasında ilerliyoruz, soluk almaktan korkuyorum. Karşımda dağlar geriniyor ve senin kulağında bir ezgi dudaklarından dökülmeye hazır: Tomorrow we'll see...

1 yorum:

  1. Geri mi geldin? Çok sevindim :) Hem ben ablalığı da çok severim, gel bakayım yamacıma seni de mucuk mucuk öpeyim :) (Nasıl ama anlamsız ilkokul şiirlerine benzedi mi? :))

    YanıtlaSil