23 Mayıs 2009

tende hüzün***


..gözü başka bir şey görmeyen insan tek bir halle damgalanır..ve sonsuz hoşgörü sağlamalıdır bu.

"..Aşk.."

işte bu kalkanı alıp her şeyi yapabilirim...ama durdum..

Seni ilk gördüğüm cümlene rastladım.Adından bir harf, yüzünde bir yer bile bilmediğim o ilk dokunuşuna... portakal kokusu..unutma ben ilk, o 'dize'ne demir attım...

Ve biliyor musun ben bu aşka inandım..


korkmadım...bana çamaşır iplerini anlat derken... ve ilk defa gördüm.balkonda her sigara içişimde tam gözlerimin önünde olduklarını...



Üçüncü kat balkonundaki kırlangıç gece 02'den sonra gelir. Ve o su birikintisi üstündeki iplere konar. Şu izmaritlerin durduğu köşe...
Dördüncü katın kırlangıçı 04'ten sonra gelir...ve 'çıldırasıya' bağırır...
o kapının üzerine konar.. ben ahşap banktan onu izlerim...
'kelebek' çalarım ıslığımla...
o daha fazla çıldırır.. Elimi uzatınca bana konsun diye uça. Ve köşe tavanda yuvasından haykırışlar...ben giderim..
Birinci katın kırlangıçlarını tanımam. Çünkü orası yeterince yüksek gelmez ve yakışmaz benim ahşap banklardaki oturuşuma..


işte bu yüzden kalır, bir sigara yakıp çamaşır iplerinin ardından uzak ışıklara bakarım... kış güZeli uzakta beni öZler..durur arsıZ!Lığımı izler...

kıŞ çiçeklerinden sevdayı, turunç ağaçlardan nemli şehveti alırım..


kırlangıçlar her sabah konar çamaşır iplerine..ben saat 05'te uyurum..sıyrılmış siyah askımın üstünde mor satenliği nilüfer gibi dolaşır... yine 'O' diye yazarım..

Rüzgar sevişmek ister...Nazlı uyurum...
Aşk için güneşler dilimlenir..bir dizeye vurulurum...
...dilerim bugün... körfez fısıldasın..
yakasına karanfil takan çocuğun ceplerine şiirler dolsun..
bugün dururum..kırlangıçlar bilir, gün olur asil bir uğurla sana gelirim...



***
!Ve kimse bilmez, ben bir tek rüzgarla sevişirim...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder