24 Mayıs 2005

okulu ektim sokaklar uzak

Okulu ektim bugün! Bedende yüksek atlama yapıp kafamı kırma ihtimalindense evde kalıp uyumak tabii ki de muhteşem bir şey!!! Her sabah 7.15'te viyaklayan radyo,saat, telefon,vb. püsürükler bu sabahta her sabahki gibi ciyakladılar... Aklıma direkt "beden" geldi... Sanki bugün diğer günlerden daha çekilmez, ben her zamankinden daha uykulu,gün her zamankinden daha ağır.. Haftanın tek sınav olmayan günü! Okul- ben ilişkisi.. Ders programı... "anne, bugün sadece matematik var onu da yarın hocayla çalışsam bugün okula gitmesem olur mu?" Anlayışın alası olan bir kadındır benim annem! Annelerin gülü!Ve komiği! "olur gitme!" (annem de uyuyor bu diyalog gerçekleşirken) haha koştum sıcacık yatağıma tekar yattım.. Annem bugün işe gidecekti ve ben de sabah onu uyandıracaktım neyse saat 7.30 da çalar saati gider kaldırırım... saat: 11.00 telefon çalıyor! Annem kapımda belirdi "deniz!" "telefon!" Mcan'mış... Annemin yanına gittim...
-ne işin var senin burda?
-sabah izin verdin ya okula gitme dedin ya anne
-öyle mi dedim?
- :))))
-sen beni niye kaldırmadın?

saat 16.00 ya kadar annemleydim.. Sonra eve geldim işte gerisi aynı günün... Ama asıl olay! dinden 1 beklerken yani pekala verebilirdi nursuz adam! 93 vermiş! yaptığım şey şuydu: nursuz ayet soruyor sınavlarda bende sınav kağıdının sonuna M.Kemal ATATÜRK'ün "Ben manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma,hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum..." diye başlayan 4 paragraflık sözünü yazdım:)) Ama 93 vermiş yuh dedim! Bambam da "düşük verseydi Atatürk karşıtı olarak anılacaktı, o yüzden "dedi. Bilemem artık ama az kaldı bu nota üzüleceğim yani.. Okulun inekleri dinden 27 alırken ben 93! Fazla bir başarı sanki! ! safasını okumadığım bir sınavdan! Neyse bugün Sting'e ara verip Bulutsuzluk Özlemi'yle takıldım.. İnsan sevince sanki hiç bırakamayacakmış, uyuşturucu gibi geliyor sevdiği şey... Sting CD'sini çıkarınca setten sanki sevgiye mola vermek gibi oldu... Aslında bu sevgi çoook abartılası bir sevgi değil ama çağrışımları ve etkileşimlerden kaynaklanıyor olsa gerek. 5 gün kaldı! 1 ayın dolmasına 5 gün kaldı! Kendimi cam fanusta, dünyadan uzak hissediyorum; otobüste, sokakta, okulda sanki insanlarla aramda bir şey var gibi...Uzaktan bakıyormuşum, izliyormuşum gibi.. Gibisi fazla aslında.. Sevdiğin birini, sevdiğin şehri, müziği bırakamamak onları yaşamaktan çok korumaya almak artık izleme konumuna gelmek... Bunun sonu var mı bilmiyorum... 'Anı yaşa' yı uygulamak yok artık.. Ya planlısın ya da plan yapmak zorundasın gibi ama özlediğimiz şey plansızlık! Boş duvarlara bakma isteği sanırım...

2 yorum:

  1. Ah o senin annen var ya....

    YanıtlaSil
  2. ah o benim annem! dünyanın en tatlı kadınıdır kendisi! ve en komik!!!! seçme şansım olsaydı hiç düşünmeden yine onu seçerdim! Ve tabii ki teyzem olarak da ranoşumu! ikiniz de fevkaledesiniz!!!!

    YanıtlaSil